3-6 Yaş Beden Gelişimi

Tarafından   29 Nisan 2014

Çocuğa Ev Ödevi Nasıl YaptırılırBu evrede, beden gelişimi, bebeklik dönemine göre daha yavaştır. Bir önceki dönemde temelleri atılmış olan bedensel yapı inkişafını sürdürür.

Beslenmenin önemi

3-6 yaş döneminde de bedensel gelişim için beslenme vazgeçilmezdir. Çünkü kızınızın güçlü bir bedeni yoksa ne zihnî ne ruhî ne de psikolojik durumu sağlıklı olur.

İnsanın kendisine verilen akıl nimetinden faydalanabilmesi ve zekâsını kullanabilmesi için güçlü bir bedensel donanıma sahip olması gerekir.

Zekâ seviyesi düşük çocuklar üzerinde yapılan bir araştırmada, bu çocukların özellikle 0-6 yaş döneminde yetersiz ve dengesiz beslenmiş oldukları ortaya çıkmıştır. Mesela B12 vitamininin eksikliği fiziksel sorunlara yol açtığı gibi, psikolojik problemlerin de ortaya çıkmasına sebep olur. İşte bu yüzden bedenin sağlıklı olması önemlidir.

Beslenme ve genetik yapı

Ailede şişmeni,ga yatk.nl,k varsa kmmzm beslenmesine

daha fazla özen göstermeniz gerekebilir. Yetişkin olduğunda

aşm kilo alma gibi sorunlarla karşılaşmamam için sebze ve

meyve ağuhkl, beslenme tarz,m benimsemesine yard.mc, olmalısınız.

Dengesiz beslenme ve obezite

Yemek saatlerine uymayan ve her acıktığında yemek yemlen çocuklar, daha kolay yemek seçer. O yüzden çocuklara ana ve ara öğün olmak üzere belli saatlerde yemek alışkanlığı kazandırılmalı.

Ara öğünlerde, ana yemekler verilmemeli; yani çocuklar yemek saatlerim beklemeyi öğrenmeliler. Böylece açlığın ananımı kavrarlar. Günün sonunda da önlerine konulan yeme er yemek zorunda kalırlar. Yemek seçme lüksleri de ortadan kalkmış olur.

Tek tip beslenme biçiminden de kaçınılmalı. Çocuklar her zaman sevdikleri şeyleri yememeliler. Çünkü tek tip beslenme tarzıyla vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri alamazlar. Yapılan istatistikler 2015 yılında Türkiye’deki çocukların yarısından fazlasının obez olacağını ortaya koyuyor. Buna dur demenin yolu, tek tip beslenmeye izin vermemektir.

Diyelim ki sofrada kızınızın sevmediği bir yemek var onune koysanız mırın kırın edip yemek istemeyecek Bu yemeği yedirmek için öncelikli olarak sabırlı olmaksınız, ilk ogunde çok az, İkincisinde biraz daha fazla verin. Üçüncü ogunde ise oranı daha da artırın. Azdan çoğa doğru bir sıra izlerken kızınız da zamanla o yemeği yemeye başlar.

Abur cubur çok zararlı

Abur cubur dediğimiz yüksek şeker ihtiva eden, birçok kimyasal işlemden geçirilmiş gıdalar, çocukların metabolizmasını olumsuz yönde etkiler. Sadece sağlık sorunlarına yol açmaz, aynı zamanda yeme alışkanlıkları üzerinde de kötü bir iz bırakır. İştah kapatır.

Peki, reklamların etkisinde kalarak ve akranlarında görerek ısrarla bu gıdaları almak isteyen kız çocuğunuza ne diyeceksiniz?

Tamamen yasaklama yoluna gitmek yerine, uygun seçenekler oluşturmalısınız: Meyve suları, meyveli yoğurtlar, dondurmalar, saf çikolatalar vb. gibi daha ehven seçenekler sunulabilir. Bunlar diğer abur cuburlara göre daha sağlıklıdır.

Oyun ve gelişim

Bedensel gelişimin beslenmeden sonraki en önemli unsuru, oyundur. Kız çocuklar üç yaşla birlikte büyük ve geniş nesnelerle oynayabilirler. Zaten bu evre, hıza dayalı ve yön geliştirici oyunların tam zamanıdır. O yüzden mümkün olduğunca hareketli oyunlar tercih edilebilir. Beden ne kadar kullanılırsa iskelet sistemi de o oranda güçlü olur, kas yapısı gelişir. Siz de kızınızın gelişimini desteklemek için şunları yapabilirsiniz:

■ Evde olduğunuz zamanlarda kızınızın odalar arasında dolaşıp oynamasına müsaade edin. Hatta bu faaliyetlere siz de katılın.

■ Ona bisiklet kullanmasını öğretebileceğiniz bir dönemdesiniz. Bu fırsatı kaçırmayın. Zira kızınız rahatlıkla pedalları çevirebilecek bir yaştadır.

■ İleri geri; önce yavaş, sonra hızlı yürüme oyunları oynayın.

Kızınız dört yaşma bastığında fırlatma oyunları onun için idealdir. Topla oynarken hem elini hem de ayağını kolayca kullanır. Özellikle belirli yükseklikten atlama oyunları ona göredir. Evdeki koltukları oyun sahası gibi kullanması sizi rahatsız etse de atlamasına izin verin; tabii ki komşularınız evde yokken!

Beş yaşla birlikte birçok el ve ayak beceresi kazanmıştır. Bu alışkanlıkların devam etmesi için onu takdir etmeye devam edin. Bırakın istediği kadar topu yakalama oyunu oynasın. Farklı büyüklükteki topların ardından koşsun, hoplasın, zıplasın, atlasın… Bütün bunlar vücut dengesini geliştirmesi için gereken oyunlardır. Hatta siz de bir müzik eşliğinde onun hareketlerine eşlik edebilir, unutulmaz hatıralar arasına bu anları da eklemiş olursunuz.

El becerisi

Bu evrede kız çocukları, erkek çocuklarına göre daha rahat makas kullanabilir, düğmelerini kolayca ilikleyebilirler. O halde gazete ve dergilerde bulunan bebek ve oyuncak resimlerini keserek kızınızın el becerilerini geliştirmesine fırsat verebilirsiniz. Boyama kitapları da idealdir.

Kızınız resim çizmeye hevesleniyorsa renkli kâğıtlara geometrik şekiller çizip onların isimlerini de öğretebilirsiniz.

Oyun hamurlarıysa şekiller olu durmak el hecelisini desteklemek için en eğlenceli oyunların başında gelir. Kâğıt katlama oyunları içinse altı yaş idealdir. Kızınızla hediyeler kaplayabilir, origami ile çeşit çeşit şekiller oluşturabilirsiniz.

Oyun alanları

Günümüzde çarpık kentleşme sonucunda ne yazık ki çocuklar için oyun alanları kısıtlıdır. Birtakım çevresel eksiklikler olsa bile bir anne babanın en önemli görevlerinden biri, kızının bedensel aktiviteler içeren oyunları oynamasına imkân sağlamak olmalıdır. Bilhassa kız çocuğu olan anne babalar onların dışarıya çıkmasına müsaade etmezler. Korumacı bir yaklaşımla çevrenin güvenli olmayacağı endişesi duyar ve çocuklarını âdeta ev kedisi gibi dizlerinin dibine mahkûm ederler. Oysa bedensel gelişim için ev dışındaki faaliyetler çok önemlidir.

Bu sebeple yaşının gereği olarak çok hareketli olan kız çocuğunun enerjisini boşaltması için serbest hareket etmesi gerekir. Kaslarını geliştirmek için rampalardan geçmesi, basamakları tırmanması son derece mühimdir.

Bunu sadece evdeki aktivitelerle sağlamak mümkün değildir. O yüzden kız çocuklarını bol bol dışarı çıkartmalı, parka götürmeli ve onlara hareket imkânı vermelidir. Alçak kaydıraklar, salıncaklar; kısacası parklar bunun için ideal ortamlardır. Su ve kum oyunları da beden gelişimi için çok büyük öneme sahiptir.

Ayrıca yapılan araştırmalarla hareketsiz bir çocukluk dönemi geçirmiş kızların ileride şişmanlık, metabolik sendrom, şeker, kalp-damar, iskelet gibi hastalıklara yakalanma olasılıklarının yüksek olduğu ortaya çıkmıştır.

SERMİN’İN ŞİŞMANLIĞININ SEBEBİ

Sermin, 6 yaşında olmasına rağmen yeme bozukluğu ve buna bağlı olarak şişmanlık sorunu yaşayan bir çocuktu. Aile görüşmeye gelmeden önce Sermin’i doktora götürmüştü. Fizyolojik faktörler incelenmiş ve sorunun genetik olmadığı; yani aileden kaynaklanmadığı saptanmıştı. Zaten ne anne-babada ne de erkek kardeşte benzer bir sorun yoktu. Doktor, bu problemin psikolojik sebeplerden meydana geldiğini anlayınca kliniğimize görüşmeye gelmişlerdi.

Her zaman olduğu gibi sorunun sebebini bulmaya çalıştık. Anne evhamlı ve kaygılı bir yapıya sahipti. Bu yüzden de Sermin’in dışarıya çıkıp oynamasına izin vermiyordu. Dolayısıyla bu kız çocuğu fiziksel aktivitelerden uzak kalmıştı. Evdeki hareket alanı da kısıtlıydı. Vaktini TV karşısında hareketsiz olarak geçiriyordu.

Tabii ki bu durum onun hem beslenme alışkanlığını hem de metabolizmasının işleyişini bozmuştu. Annenin kaygılı hali de kişiliğinde bazı sorunların oluşmasına yol açmıştı. Bu sebeple tedavi sürecinde ilk olarak anne ile çalıştık. Annedeki kaygılı yapı değişmeden, Sermin’in hareketli bir çocuk olması mümkün olmayacaktı. Anneyle görüştüğümüzde, annenin de kaygılı bir babayla büyüdüğünü gördük. Bilinçaltın-daki kaygı dolu ön kabuller, yetişkinlikte kişinin davranışlarına yansımaktadır. Bu ön kabullerin değişmesi, olayların onun üzerinde oluşturduğu aşırı kaygı durumunun ortadan kalkmasına ve buna bağlı olarak kızıyla ilgili aşırı koruyucu tutumların değişmesine neden oldu. Tabii ki annenin tutumunun değişmesiyle Sermin de hareket özgürlüğüne kavuştu ve ideal kiloya geldi.

Ne yazık ki yeterli hareket alanına sahip olamayan çocuklarda görülen yağlanma etkisini daha sonraki evrelerde de göstermektedir. Sağlıklı beslenmemiş, gerekli fiziksel aktivi-telerde bulunmamış bireyler yetişkin olduklarında da bunun olumsuz etkilerini görürler. Bu yüzden ya bu sorunun oluşmasına izin vermemeli ya da böyle bir soruna gecikmeden müdahale etmeli.

Oyuncak seçimi

Bu evrede oyuncak seçimi de önemlidir. Mümkün mertebe harekete sevk edecek oyuncaklar tercih edilmelidir. Mesela kızınız için alacağınız bir bebek arabası onun evde gezinmesini sağlayacaktır. İçine bebeğini koyup evin içinde rahatça dolaşabilir. Bu yaş aralığında hayal gücü gelişen kız çocukları, aynı zamanda keşfetmeye bayılırlar. Evcilikle ilgili oyuncaklar, bebekler, mutfak eşyaları, makyaj setleri, minik kıyafetler onlar içindir.

Tahta bloklar, büyük parçalı oyuncaklar, oyun hamurları da gelişimi destekler. Renkli tuşları olan bir piyano, müzik ve öykü kasetleri de dil gelişimi için faydalı olur. Sayısal oyunlar ise aritmetiği geliştirir. Bunun için resim ve sayı eşleme oyunları, domino, kızmabirader, sayı kartları gibi oyuncaklar alınabilir.

Spora teşvik

Oyunun yanı sıra spor da kız çocuklarının beden gelişimi için oldukça gereklidir. Her kız çocuğunun bedensel donanımı ve yeteneği birbirine benzer. Eğer erken yaşta bu yetenekler işlenirse kızınız esnek ve çevik bir bedensel yapıya sahip olabilir. Esnek ve çevik yapıdaki yetişkinleri gördüğümüzde hayretle onların enerjilerini seyreder; hatta kimi zaman da öyle olamadığımız için hayıflanırız. İşte bu çevikliğin sebebi çocukluk yıllarında yapılan spor faaliyetleridir.

Tabii her aile çocuğunu spora yönlendirebilmek için gerekli koşullara sahip olmayabilir -özellikle de ülkemizin çocuklara sunduğu olanakların yetersiz olduğu göz önünde bulundurulursa. Fakat imkânlar dâhilinde muhakkak ki ebeveynlerin yapabilecekleri şeyler vardır. Önemli olan bunlar üzerinde düşünüp uygun ortamları oluşturabilmek…

Televizyonun etkisi

Evde çocukların hareketlerini kısıtlayan, onları oyundan alıkoyan en mühim engellerden biri de televizyondur. Televizyon, âdeta bir örümcek ağı gibidir. Bazı evlerde televizyon, evin bireyleri uyanınca açılır ve akşam yatana kadar kapanmaz. Evdeki bütün bireyler o ağa takılır. Çocuklar da bu durumdan nasibini alır ve TV karşısında saatlerce hareketsiz kalırlar. Onun önünde geçirdikleri her saniye tüm gelişimleri olumsuz etkilenir. Yapılan araştırmalar, televizyon karşısında üç saatten fazla zaman geçirilmesinin, çocuklarda, gelişim bozuklukları meydana getirdiğini ortaya çıkarıyor. Bu evrede kızınız günde en fazla bir saat TV izleyebilmeli. O da belli aralıklarla.

Ulusal Pediatri Birliği, Dünya Sağlık Örgütü (WHO), gelecekte çocukları bekleyen en önemli sağlık sorunlarının hareketsizlik ve dengesiz beslenmeden kaynaklanacağını söylüyor. Hareketsizliği ve beslenme bozukluğunu tetikleyen en önemli etkenlerden biri de hiç kuşku yok ki televizyon. Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü tarafından Çankaya Belediyesi Yaz Spor Okullarına kayıtlı 489 öğrenci üzerinde yapılan araştırmada, çocukların TV karşısında fazla vakit geçirmeleri ve bu sırada yağ içeriği yüksek olan besinleri tüketmeleri, hareketsiz kalmaları ve ana öğünleri atlamalarının obezite riskini artırdığı ortaya çıktı. Ayrıca araştırmada çocukların besin seçiminde reklamlardan etkilendikleri de belirlendi.

GÜLAY HANIM VE SAKİN KIZI

Gülay Hanım kendisi için terapiye gelmişti. Görüşmelerimiz esnasında çocuklarının durumunu sordum. Çünkü psikolojik sorun yaşayan ebeveynler problemlerini ister istemez çocuklarına yansıtıyorlar. Dolayısıyla çocuklarının psikolojisi de olumsuz yönde etkileniyor.

Anne, kızının herhangi bir sorunu olmadığını söyledi. Uslu uslu oturup her gün televizyon karşısında geçiriyormuş saatlerini. Sakin bir çocukmuş. Bir çocuk bu şekilde sakinse mutlaka bir problem var demektir!

Bu yüzden Gülay Hanım’dan bir sonraki görüşmeye kızını da getirmesini istedim. Zira bu sakinlik hiç de hayra alamet değildi.

Gülay Hanım ve kızı Nazife görüşmeye geldiklerinde, çocukla konuştuğumda tahmin ettiğim gibi sorunlar yaşadığını tespit ettim. Yaşına göre fazla kiloluydu. Üstelik çok rahat olmayan, sıkılgan bir ruh hali içindeydi. Anne kızındaki sorunları fark edememişti; çünkü kendisi de depresyondaydı.

Görüşmelere, annenin yanı sıra Nazife’yi de dâhil ettik. Çocukta televizyonda izlediği yaşantılara uyan bir kişilik yapısı oluşmaya başlamıştı. Âdeta gerçek hayattan uzaklaşmıştı. Öncelikli olarak televizyon karşısında geçen zamanını en aza indirmemiz gerekiyordu. Tabii bunu yaparken de alternatif faaliyetler oluşturulmalıydı. Nazife’nin okul öncesi eğitim almasını istedik. Bu hem TV karşısında zaman geçirmesini engelleyecek hem de onun gerçek hayatla temas etmesini sağlayacaktı.

Bir süre sonra her şey yoluna girmişti bile…

TV yerine oyun

Evde televizyon var ve kızınızın olumsuz etkileneceğini bile bile seyretmesine izin veriyorsunuz. Çünkü ne yapacağınızı bilmiyorsunuz. İlk olarak seyretmesini engellemek aklınıza geliyor. Sakın! Çünkü yasaklamak çözüm değil.

Kızınıza güzel programlar ve eğitim alabileceği uygun seçenekler üretebilirsiniz. Bu evrede kız çocukları hareketli o-yunları severler ve sosyalleşmekten çok hoşlanırlar. O zaman kızınız için uygun oyun ortamları oluşturmalısınız ki televizyon ilgi odağı olmasın. Mesela parka götürmek, müsait olan oyun alanlarında bulunmak…

Anne babalar olarak bu tarz seçenekler üretmek de zorlanıyor olabilirsiniz. Çünkü dışarıda bir çocukla saatlerce ilgilenmek elbette ki kolay değildir. Fakat bir ebeveynin çocuğunu hayata hazırlamaktan daha önemli bir işi olamaz!

Mevsim ne olursa olsun ister yaz ister kış bütün olumsuz koşullara rağmen günlük oyun programınızın etkilenmesine izin vermeyin. Isı sıfırın altına düşmediği sürece her mevsim kızınızı dışarı çıkarmalı ve oyun oynamasına olanak sağlamalısınız.

Uyku zamanı

Uyku, kız çocuklarının beden gelişimi için beslenme ve oyun kadar önemli bir yere sahiptir. Büyümeyi düzenleyen hormonlar gece boyunca uyku esnasında salgılanır. Araştırmalar, 22.00 ila 02.00 saatleri arasında bu hormonların salgılandığını ortaya koymuştur. Kızınızın bu zaman diliminde uykuda olması gerekir.

Kalkış saatinin önemi

Ailelerin en fazla şikâyet ettiği konulardan biri de çocuklarının geç saatte yatıyor oluşudur. Çocukların kaçta yatacağını belirleyen faktörler vardır. Bunlardan biri sabahleyin kalkış saatidir. Ebeveynler genelde sabahleyin kızlarını u-yandırmaya kıyamazlar. Erken kalkmayan kız çocuklar, gece olunca da erken uyumazlar. Böylece gece uyku saatleri konusunda problem yaşamaya başlarlar.

Eğer kızınız geç kalkmışsa gece uyku saati de planlanan zaman diliminde gerçekleşmeyecektir. Bu sebeple kızınız geç yatmış olsa bile mutlaka belirlediğiniz günlük program dâhilinde kalkmasını sağlayın.

Kızınızın uyku düzeni olmasını istiyorsanız yapılacak davranış belli: sabahleyin uyku saatinin sarkmasına engel olmak. Onu erken kaldırdığınızda tam olarak uykusunu almamış olmasına göz yumacaksınız; zaten gün içinde öğlen uykusuyla bunu telafi edebilir. Kaldı ki çocukların yapısı birkaç saatlik uyku noksanlığıyla başa çıkamayacak kadar zayıf değildir.

Kaçta yatılacağım belirleyen faktörlerden biri de gün içi aktivitelerdir. Kızınız günü hareketsiz geçirmişse, yeterince yorulmamışsa doğal olarak erken saatte uykusu gelmeyecektir. Hem kaliteli bir uyku uyuyamayacak hem de yatması gereken saati atlayacaktır.

Yapılan araştırmalar insan bedeninin -yetişkinler için-günlük on bin adım atacak şekilde tasarlandığını ortaya çıkarmıştır. Bu asgari hareket sağlanmadığı takdirde bedensel işlevler bozulmaktadır. Metabolizma yavaşlamakta ve buna bağlı sorunlar meydana gelmektedir.

Yetişkinlerde bile bu kadar hareket yapılması gerekiyorsa bir çocuğun bedensel faaliyetlere ne kadar ihtiyaç duyduğunu düşünün. Öyleyse ne kadar hareket, o oranda verimli bir uyku!

UYKU DÜZENİ BOZULAN SEMRA

Dört yaşındaki Semra, aşırı hırçın ve hareketli olduğu için bize getirildi. Anne, çevreden edindiği bilgiler ışığında kızında hiperaktivite olduğunu düşünüyordu. (Ebeveynler genelde hareketli olan her çocuk için bu tanıyı koyuyor!)

Yaptığımız görüşmelerde Semra’nın hiperaktivite olmadığı anlaşıldı. Hareketliliğinin ve hırçınlığının sebebi, içsel değil, çevresel faktörlerdendi. Tabii ki bu durumda anne-babaya yöneldim. Her ikisinde de herhangi bir psikolojik sorun yoktu. Sadece kızlarıyla bazı sorunlar yaşıyorlardı.

Anne, çocuklarda uyku düzeninin önemine dair bir yazı okumuş ve kızına bir uyku programı hazırlamıştı. Fakat yanlış bir düzen kurduğu için kızı bu plana uymakta güçlük çekiyordu. Anneyle aralarında sürtüşmeler yaşanıyordu. Bundan dolayı da Semra ruhsal açıdan yıpranmıştı.

Sorun belliydi: Semra’nın yapısına uymayan bir uyku planı!

Çocuk, sadece kitapta yazılanlarla yetiştirilmez. Her çocuğun fizikî ve psikolojik yapısı farklıdır. Onun yapısını ve taleplerini göz önünde bulundurarak ona uygun çözümler oluşturmanız gerekir.

Semra’nın fizyolojik ve psikolojik yapısını dikkate alarak yeni bir uyuma planı yaptık. Bunun neticesinde hem Semra’nın uykusu düzene girdi hem de anneyle aralarındaki atışmalardan kaynaklanan huysuzluk ve hırçınlık ortadan kalktı.

Uykuyu eğlenceli hale getirin

Okul öncesi dönemdeki çocuklar, aile üyelerinin yanından ayrılıp da uyumaya gitmek istemeyebilirler. Kızınızı

gözlemleyin. Sebep sizin yanınızdan ayrılmak istememesi ise gün içinde onunla yeteri kadar ilgilendiğinizden emin o-lun. İlgiye ihtiyacı olduğu için sizin yanınızda daha fazla vakit geçirmek istiyor olabilir.

Gün içinde gerektiği kadar kızınızla oyun oynuyor, ona sevgi veriyorsanız o zaman uyku zamanlarını eğlenceli hale getirerek yatağında yatmasını sağlayabilirsiniz.

Ona özel, büyük, oyuncak şeklinde bir saat alıp yatış vaktine kurabilirsiniz. Saati çaldığında kendisi gidip kapatabilir ve uyku zamanının geldiğini anlar.

Dişlerini fırçalayıp pijamalarını giyene kadar bir uyku müziği açabilir, müzik bitene kadar hazırlanmasını söyleyebilirsiniz.

Yatağa girdiğinde ise mutlaka bir masal anlatın. Siz masal anlatırken halen uyu-mamışsa ona iyi geceler öpücüğü verin ve yanından ayrılın. Evde sessiz bir ortam oluşturun. Televizyon izliyorsanız sesini kısın, kızınızın yattığı yere ışık vurmamasına özen gösterin.

YATAĞINDAN KAÇAN BETÜL

Betül, geç yatmak isteyen, anne babası yatmadan uyumayan bir çocuktu. Üstelik geceleyin yatağından firar edip ebeveyninin yanına gidiyordu. Anne-baba ne yapacağını bilemediği için bana danışmıştı.

Bu evrede çocuk kendini hazır hissettiğinde odasında yalnız yatabilir; ama sık sık gece kalkıp ebeveyninin yanına geliyorsa 5 yaşa kadar bu duruma tolerans gösterilebilir. Çünkü onu böyle bir davranışa yönelten faktörler vardır. Bunların neler olduğunu tespit edip ortadan kaldırmadan çocuğu tek başına yatmaya zorlamak başka problemlerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Çocuk büyümesine rağmen ısrarla anne ve babanın yanında yatmaya devam ediyorsa, bunu talep

ediyorsa muhtemelen anne ve baba çocuğu duygusal açıdan yeterince doyuramıyor demektir. Çünkü çocuk gündüz annesi ve babasından alması gereken sevgi ve ilgi ihtiyacını karşılayamadığından ister istemez annesiyle ve babasıyla, daha fazla zaman geçirmek için en azından aynı mekânda bulunma ihtiyacı hisseder.

Betül’ün anne babası da çalışıyordu. Dolayısıyla Betül’le geçirdikleri zaman Betül’e yetmiyordu. Anne-babasını çok özlediği için de onlarla daha fazla vakit geçirmek istiyor ve onlar uyumadan yatağına yatmak istemiyordu. Geceleyin de kendi yatağından kaçıp onların yanına gidiyordu.

Bu durumda, anne-babanın kesinlikle Betül’e kızmamaları, bağırmamaları, hatta yatağına yatırmak için zorlamamaları gerekiyordu. Çünkü bu, onu daha çok incitirdi.

Bunun tek çözümü, Betül’le daha fazla ilgilenmekti. Gündüz ona daha fazla zaman ayırmaya başladıklarında sorunun kendiliğinden ortadan kalktığını gördüler. Yani sebeplerin ortadan kalkmasıyla sonuçlar hemen değişmeye başladı.

Sevgi ve ilgi, her sorunun çözümüdür…

Cinsiyetini fark eder

Bu evrede “Ben kızım” demeye başlayan kız çocuklarının annelerine olan hayranlıkları artar. Annelerini örnek alırlar. İlgi alanları da cinsiyetlerine uygun olarak gelişir. Gruplaşmalar meydana gelir; kız çocuklar kendi aralarında oynamak isterler.

Cinsiyetlerinin farklı olduğunu anladıkları andan itibaren sorular sorar ve bununla ilgili bilgi edinmek isterler. Verilen bilgiler onların yaşma ve seviyesine uygun olmalı. Konuyla ilgili konuşurken zihinlerini karıştırıcı detaylardan sakınmakta fayda vardır.

Gözlemleyin

Çocuklarınızı oyun oynarlarken gözlemleyin. Onlar oyun oynarken başka bir odaya kapatmayın. Görebileceğiniz yahut takip edebileceğiniz alanda olsunlar. Çocuklar sessiz durduğunda, anne babalar bunun rahatlığım çıkarmaya bakmak yerine onlara hissettirmeden ne yaptıklarını gözlemlemekler. Sessizlikten istifade ederek çocuklarını boş vermemeliler.

Kızınızı gerek kendi bedeni gerekse karşısındakinin bedeniyle ilgili yanlış bir tutum içinde olduğunu görürseniz hemen tepki vermeyin. Ona hem kendi vücuduyla ilgili hem de akranlarının bedeniyle ilgili nasıl bir davranış içinde olması gerektiğini açıklayın.

Sabır dönemi

Kızınız, artık yemeğini yiyebilir, tuvalet gereksinimini görebilir, giyinip soyunabilir, özet olarak rutin işleri görebilir. Ama tuvaletini yaparken, dişini fırçalarken, elini yıkarken, yemek yerken vb. bazı aksaklıklar olabilir. Altına kaçırabilir, yemekleri üstüne dökebilir, etrafına bulaştırabilir. Bütün bu süreçte anne babaya, bilhassa annelere sabırlı olmak düşüyor. Unutmayın ki her şeyi, yavaş yavaş, adım adım öğrenen biri var karşınızda.

Güvenliğe dikkat

Kız çocukları çok hareketli oldukları için kazalara en fazla bu evrede rastlanır. Kızınızın yeni deneyimler edinmesine fırsat verirken maruz kalabileceği kazalara karşı da dikkat etmelisiniz. Ona belli etmeden, “yapma, etme” demeden, gözünüz üzerinde olursa oluşabilecek kazaların önüne geçebilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir